Bir Fırça Bin Duygu

Gerçek bir sanatkâr resim, heykel ve müzik yapmadan önce sadece düşünmekle yetinirler. Bazıları ise duygusal olduğu o anda sanat yapmak ister. Çünkü bir fırçada ki, dokunuşta ki ve notada ki anlam bin duyguya bedel olmaktadır. Bu yüzden Leonardo Da Vinci, Beethoven, Picasso, Van Gogh, Dali gibi birçok sanatkârlar yaptıkları her sanatta çok fazla duygu yüklediklerinden dolayı gerçek sanat ortaya çıkmaktadır. Tabi ki bunu görmekte aynı şekilde sanat anlayışının olması gerekmektedir.

Tolstoy‘un söylediği: “İnsanların bir dönemler yaşamış oldukları duyguları kendinde canlandırdıktan sonra aynı hissettikleri duyguları diğerlerinde de hissedebilmesi için hareket, ses, çizgi, renk ya da sözcükler ile belirlenen şekillerde ifade etme ihtiyacından sanat ortaya çıkmıştır.” sözünden de anladığınız gibi her sanatta ayrı bir duygu olduğunu göstermektedir.

İnsanların bulunduğu yerlerde kültür, sanat, örf ve adet bulunur. İnsan sanatsız olmadığı gibi sanatta insansız olmaz. Ne kadar sanat anlayışı zaman geçtikçe azalsa da eski sanatlar sayesinde sanat anlayışı ve sanat yüksek kalmaya çalışmaktadır. Birçok kişi anlamasa da o her fırça darbesinde bin duygunun yattığını görmekte ayrı bir sanattır ve zekadır.

Sanat güzelliktir, güzel olan ya da olmayan bir şeyi çok güzel bir şekilde temsil edip göstermektedir. Buraya bir de duygu eklenince işte o zaman sanat kendisini gösterir. Bunu anlamak için sanatkâr olmak gerekmiyor, gözlerinizi kapatıp o anı yaşamaya çalışmalısınız.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir