Mirastan Mal Kaçırma Durumunda Nasıl Dava Açılır?

Türk modern kanunu çerçevesinde vatandaşların, yasal yönden mevcut mal varlıkları ve değerleri üzerinde kendisinden sonrası içinde yetkileri bulunur. Modern hukuk sisteminde miras kapsamında değerlendirilen bu yetkiler, günümüzde pek çok farklı davaya konu olabiliyor. Bu tip miras konulu davalar arasında özellikle de mirastan mal kaçırma davası öne çıkıyor. Bu dava türünde miras bırakacak kişi yani muris, yasal veya atanmış halde bulunan mirasçılarına kendi mirasçılık haklarından gelen haklarını vermemek üzere mal kaçırma eyleminde bulunulmuştur veya bu yönde bir iddia söz konusudur.

Bu halde genel olarak miras bırakacak kişi tarafından mirasçılarına aktarılacak olan eşyaları, gayrimenkulleri yasal yönden kendi üzerinden çıkartarak, satışa çıkarması ve hatta satışını gerçekleştirmesi biçiminde meydana gelir. Bu uygulamada reel olarak herhangi bir alım ya da satım işlemi gerçekleşmemişken, doğrudan mirasçılardan mal kaçırma hedefi ile gerçekleştirilen bu tarz eylemlerde bulunan murisler ile ilgili olarak mirasçılar tarafından haklarının korunması talebi ile dava açılabiliyor.

Bunun içinde modern hukuk sisteminde mevcut olan mirastan mal kaçırma davası hakkından tüm hak kaybı yaşayan mirasçılar yararlanabiliyor.

Günümüzde mirasçıların, murisin mal kaçırma eyleminden kaynaklı olarak yaşadıkları hak kayıpları çerçevesinde açabildikleri tapu iptali davalarında muris muvazaasının ortaya çıkmış olduğu durumlarda kendi mirasçılık haklarını koruyabilmek hedefi ile mal kaçırma işlemini kesin bir biçimde kanıtlar ile ortaya koyabiliyor olması gerekiyor.

Tapu iptal davaları çerçevesinde mirastan mal kaçırmanın meydana geldiği fakat mahkeme hâkimi tarafından alınan kanaat çerçevesinde yasal bir geçerlilik kazanabilir. Bu sebep ile de söz konusu davacı kişilerin mevcut kanıtlar ile mirastan mal kaçırmaya yönelik olarak sadece kâğıt üzerinde bir satış işleminin gerçekleştirildiğini ispat etmesi gerekiyor.  Bu aşamada söz konusu satış işleminin taraflarının ekonomik halleri, satış işleminde ödemesi yapılan meblağlar ile reel halde ödenmiş meblağ arasında fark söz konusu olup, olmadığının davacılar tarafından kanıt olarak gösterilebiliyor olması gerekiyor.

Bu ilgili kanıtlar desteği ile mirastan mal kaçırma eyleminden kaynaklı olarak yasal miras haklarından kayıp yaşayan mirasçılar, muris muvazaası mirastan mal kaçırma tapu iptal davası başvurularını gerçekleştirebiliyor. Bu noktada muristen de satış işlemini hangi neden ile yapmış olduğunun belirlenmesi ve buna odaklı şekilde satış işleminin haklı olup, olmadığı nedeninin geçerli bir neden olup, olmadığının da belirlenmesi gerekiyor. Satış işleminin gerçekleştirilmesine karşın murisin yine aynı taşınmaz gayrimenkul üzerinde mevcut faaliyetlerini sürdürmekte ise bu durumda mahkeme hâkimi tarafından gerekli kanaatin oluşması açısından tamamen yeterli bir husus teşkil edecektir.

Bu çerçevede de tapu iptali davası açacak mirasçıların, bu davada en fazla dikkat etmeleri gereken nokta ise bu dava tipinde zamanaşımı süresinin söz konusu olmadığıdır. Özellikle de çoğu kişinin söz konusu eylemin üzerinden çok uzun süre geçmesi nedeni ile dava açma hakkı kaybının zamanaşımı dolayısı ile düşmüş olabileceğinden, dava açmak üzere talepte bulunmaması gibi bir durum ortaya çıkabiliyor.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir